ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"" deyimiyle ilgili toplam 4435 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
A'sâm-ül Yümnâ Sağ ayağı beyaz olan at, geyik veya koyun.
Adem-i Mübâlât Dikkatsizlik.
Adem-i Müdâhale Karışmamazlık.
Adem-i Müsâade İzinsizlik, müsaadesizlik
Adese-i Mütekarib Yakınlaştıran mercek.
Adîm-ül İmkân İmkânsız. Olamaz.
Adîm-ün Nazîr Eşi, benzeri olmayan. Eşsiz. Benzersiz.
Âdiyât-ı Umûr Günlük işler, her zamanki değersiz işler.
Ahkem-ül Hâkimîn Hükümdarların hükümdarı. Hâkimlerin en hâkimi. Cenâb-ı Hak (C.C.)
Akdemîn (akdemûn)
  • Daha evvelce yaşamış olanlar. Geçmişler. İleride ve daha mühim kimseler.
  • Eksikler. (Bak: Kudemâ)
Aks-i Mülevven Renkli akis.
Akümülatör Farsça, fizik

Elektrik enejisini depo eden cihaz.
Alâ-tarik-il Münavebe Nöbetleşe, münâvebe yoluyla.
Âlemûn (âlemîn) (Âlem. C.) Âlemler.
Aleyküm-üs Selâm Selâm sizin üzerinize olsun. (Bak: Selâm)
Âlim-ül-gayb Ve-ş-şehâde Görüleni ve görülmeyeni bilen. Allah.
Allâm-ül Guyub Esma-i Hüsnadandır. Bütün gaybları, geçmişi, geleceği, hazırda olmayanı, dünyadakileri, âhirettekileri ve her şeyi bilen Cenab-ı Hak.
Amîm-ül İhsan Bağışı, bahşişi, ihsanı bol ve umumi olan.
Âmir-i Müstakil Hiç kimseye bağlı olmayan ve istiklâl sahibi olan âmir, kumandan.
Amûmet Amcalık.
Amûr İki diş arasında olan et.
Amût Farsça

Yalçın kayalarda ve yüksek yerlerde yapılmış olan kuş yuvası.
Amürg Farsça

  • Fayda, menfaat, kâr.
  • Kader, kıymet.
  • Zahire, meyve.
  • Esas, hülâsa, özet.
  • Bir mikdar.
Amürz Farsça

Afveden, bağışlayıcı.
Amürzende Farsça

Bağışlayan, afveden.
Amürzgâr Farsça

Affeden, bağışlayan. Günahları bağışlayan Allah.
Amürziş Farsça

Bağışlayış, afvediş.
Arâzi-i Mübâreke Mübarek yer olan Hicaz.
Arâzi-i Mülkiye Hükümet arazisi, hükümet toprağı. Hazine arazisi.
Arâzi-i Mürfaka Huk: Sokaklarda oturulacak yerler ve caddelerde boş bırakılan kısımlar. Yolculara ait terkedilmiş konak yerleri, kervansaraylar.
Sayfalar [ 1 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2022 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme