ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"kün" deyimiyle ilgili toplam 82 kelime bulundu.
Bahr-i Sükûn (Lût Denizi) Sularının kesif ve dalgasızlığından dolayı bu isim verilmiştir.
Bi-kün Tevbe Tevbe et.
Bi-künem Yapayım.
Bî-sükûn Farsça

Sükûn bulmaz, durmaz, hareketli.
Cevar-ül Künnes Seyyar yıldızlar. (Ütarid, Zühre, Merih, Müşteri, Zuhal.) (Bak: Hunnes)
Cilvekünân Farsça

Cilve yaparak.
Dildil-künân İnleyenler, acı çekenler, ıztırab çekenler.
Emr-i Kün "Kün" emri. Cenâb-ı Hakk'ın verdiği "Ol" mânasına gelen "Kün" emri. Allah (C.C.) bir şeye "Ol" diye emretse, (Yani, "Kün" dese) o şey derhal olur. (Yâni, "Fe Yekun")
Girye-künan Farsça

Gözyaşı dökerek, ağlayarak.
Handekünan Farsça

Gülerek, güle güle.
Hem-kün Farsça

Aynı cins işte çalışan, işleri ve meslekleri aynı olan. Meslekdâş.
Hitamuhu Miskün Onun mühürü (sonu) misktir, meâlinde Mutaffifîn Suresi'nin 26. âyetinden bir kısımdır. Onda Cennet nimetlerinden bahsedildiği gibi, bu kelâm tatbikatta sözün, sohbetin sonunu hoş ve güzel sözle bitirmeğe denilir. $ dersin veya sohbetin sonunda okunması ile söze nihayet verilmesi gibi.
Hunnes-künnes Hunnes, Hânis'in; Künnes de Kânis'in çoğuludur. Kânis, süpüren mânasınadır. Umumiyetle, akıp akıp yuvalarına giden veya aynı yollarında gidip gelen yıldızlar demektir. Bazılarınca gündüz gaib, gece zâhir olan yıldızlara denir. Ekseriyetle yedi seyyar yıldızlara denmiştir. (Zuhal, Müşteri, Merih, Zühre, Utarid, Uranüs, Neptün)
İşkünc Farsça

Çimdik.
Ke-en Lem Yekün Güyâ olmadı. Sanki olmadı.
Kûn Kuyruk sokumu bölgesi. Arka, mak'ad, kıç.
Kün "Ol" mânasında emirdir. Allah (C.C.) bir şeye Kün dese; o şey olur.
Kün Feyekûn (Bak: Emr-i kün)
Küna Farsça

Arâzi. Tarla. Etrafı çevrilerek ekilen yer.
Künam Farsça

  • Kuş yuvası.
  • Hayvan ini.
  • İnsanın rahat edip dinleneceği yer.
Künan Farsça

"Ederek, yaparak, eden, yapan" manâlarına gelerek kelimelere eklenir. Meselâ: (Hande-künân: Gülerek)
Künasat (Künâse. C.) Künâseler, süprüntüler.
Künase Süprüntü, zibil, çöp.
Künat (Kâni. C.) Kinâyeciler. Kinâye söyliyenler.
Künbed Farsça

Kubbe.
Künbül Sağlam, dayanıklı, sert, katı.
Künc (Günc) f. Köşe. Bucak. Bodrum.
Künc-i Kanaat Kanaat köşesi.
Künc-i Mihen Mihnet, sıkıntı ve ıztırab köşesi.
Küncüd Farsça

Susam.
Sayfalar [ 1 / 3 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2022 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme