ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"ter" deyimiyle ilgili toplam 24 kelime bulundu.
Abdar Farsça

  • Parlak.
  • Sağlam vücudlu.
  • Su veren hizmetçi.
  • Mc: Ter u tâze, tap taze.
Arak
  • Ter, rutubet.
  • Dağdaki yol.
  • Çukur.
  • Deve izleri.
  • Sıra sıra olan şey.
  • Zenbil.
  • Menfaat, sevab, karşılık.
  • Süt.
Araknak Farsça

Terlemiş, terden ıslanmış, ter içinde kalmış.
Arakriz Farsça

Terliyen, ter döken.
Basi' (C.: Busu') Ter.
Berûmend Farsça

  • Faydalı, verimli.
  • Ter ü taze.
  • Nasibli, hisseli.
Beter (Bed-ter'in muhaffefi) Daha kötü, daha fena.
Better Farsça

(Bed-ter) Daha kötü. Çok fena.
Gudat
  • Ayıp, zillet, noksanlık.
  • Ter u taze olmak.
Gudde-i Arakıyye Ter bezi.
Huy Farsça

  • Mizac, tabiat, ahlâk, âdet.
  • Ter.
Huzret Yeşillik. Ter ü tazelik.
Mehter
  • (Mih-ter) f. Daha büyük.
  • Reis.
  • Seyis. Osmanlı askeri mızıkası ve buna mensub müzikçiler.
  • Vaktiyle Bâb-ı âli çavuşu.
  • Rütbe, nişan veya vazife alanların evlerine müjde götürenler.
  • Tanzimattan önce Pâdişah çadırını kurmağa vazifeli asker.
  • At uşağı.
Mütereşşih (Reşh. den) Terliyen. Ter gibi sızan.
Nesig Ter.
Nıtaf Ter.
Nikter (Nik-ter) f. Çok beğenilmiş, çok iyi.
Reşha Damla, katre. Sızıntı, ter, rutubet, yaşlık.
Reşih Ter.
Sıyk Kesif toz ve fena ter kokusu.
Tafdil
  • Bir şeyi üstün kılmak. Birisini ötekisinden mühim görmek.
  • Gr: Bir şeyi "en üstün, daha üstün daha çok, en iyi, daha iyi" gibi mânâ ifâde etmesi için mukayese ve üstünlük gösteren ismini söylemek ki, buna "ism-i tafdil" denir. Ef'al () vezninde; efdal (daha faziletli), ekber; (en büyük), ahsen; (en güzel, daha güzel) gibi. Türkçede; kelimenin başına daha, en, pek, pek çok gibi kelimeler getirilerek yapılır. Farsçada ise; kelimenin sonuna "ter, terin" gibi ekler getirilir. Bed. den; bedter, bedterin (daha kötü, en kötü) gibi.
Tahallüb
  • Sızma. Ter çıkarma.
  • Sütlenme. Süt peyda etme.
  • İmrendiğinden ağzının suyu akmak.
  • Pâre pâre etmek, dağıtmak, parçalamak.
Tenşif
  • (C.: Tenşifât) Suyu veya rutubeti emdirme. Sünger veya bez ile suyu alıp kurulama.
  • Ter kurulama.
Tufuliyyet
  • (Tufulet) Çocukluk. Küçüklük. Yavru oluş.
  • Ter u tazelik.
Sayfalar [ 1 / 1 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2018 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme