ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"imar" deyimiyle ilgili toplam 30 kelime bulundu.
Bimar (C.: Bimârân) f. Mariz, hasta, alil.
Bimare Farsça

  • Hasta, alil.
  • Muharebeler veya akınlar esnasında ele geçirilen kadın esirlerin ayrıldıkları sınıflardan birinin adı.
Bimarhane Tımarhane. Akıl hastahanesi.
Bimaristan Farsça

  • Tımarhane.
  • Hastahane.
Cimar
  • Toplu kabile.
  • Süvari alayı.
Dimar Helâk, mahv.
Hilm-i Himarî İfrat derecede yavaşlık, yumuşak huyluluk.
Himar Merkep. Eşek.
Himarî
  • Himarla alâkalı.
  • Eşek gibi.
Ihtimar Mütegayyer olmak, bozulmak, değişmek.
İ'mar Yapmak. Tâmir etmek. Şenlendirmek. Mâmur kılmak. Harabilik ve ıssızlıktan kurtarmak.
İctimar Tütsülenme, buhurlanma.
İhtimar (Hamr. dan) Mayalanma, ekşiyip mayalanma.
İmarat (İmaret. C.) İmaretler, genel aşevleri.
İmaret Emirlik. Beylik.
İmaret
  • Mâmur etmek, şenlendirmek. Mâmurluk.
  • Hayrat için fakirlere yemek verilen yer. (Bak: Amâir)
İmaret Kemeri Eskiden medresenin en güçlü, kuvvetli, kıdemli ve sözü dinlenen talebesi hakkında kullanılır bir tabirdi. Ayrıca bu tabir, medrese talebelerinden iaşe işlerine bakmak üzere bir sene müddetle seçilenler hakkında da kullanılırdı. Bunlar, bellerine kemer taktıkları için bu isim verilmişti.
İmtiras-ı Himar Eşeğin sürtünüp kaşınması.
İnşimar Sallana sallana yürüme.
İsti'mar
  • Bir yeri imar etmek. Bir yerin mâmurluğunu istemek.
  • Müstemleke yapmak, sömürgeleştirmek. İstimlak etmek.
İstimare İngilizce

  • Gümrük'e ticarî mallara değer takdiri.
  • Baha biçme.
Mi'mar İmar eden. Hüner sâhibi. İnşaat plânlarını yapan ve bunların kurulmasına bakan san'atkâr. Binâ inşa eden mühendis.
Mi'marân Farsça

Mimarlar.
Mi'marî
  • (Mi'mariyye) Mimarlıkla alâkalı. Mimarlığa âit.
  • Bir yapı için mimara verilen para.
Nimar (Nimr. C.) Kaplanlar.
Simar
  • (Semere. C.) Meyveler, yemişler.
  • Mc: Faydalar.
Timar Farsça

  • Bir şeyin devam ve inkişafı için yapılan hizmet.
  • Sipâhiye verilen öşrü alınacak arazi. (Bak: Zeâmet)
Timar-hâne Farsça

Akıl hastahanesi, tımarhâne.
Zimar Deve kuşlarının sesi.
Zimar Irz, namus. Kişinin koruması kendi üzerine vâcib olan aile efradı.
Sayfalar [ 1 / 1 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2020 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme