ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"halvet olmak" deyimiyle ilgili toplam 1570 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
Cübn
  • (Cübün) Ürkeklik. Korkaklık. Korkak olmak.
  • Peynir.
Cüfal
  • Selin kenara attığı çör çöp.
  • Davarın yünü ve kılı çok olmak.
  • Kıllı kimse.
  • Bol.
Cüfur Zayıf olmak.
Cümum
  • Suyu çok olan kuyu.
  • Su kuyuda çok olmak (mânâsına mastardır).
Cünun
  • Delilik, cinnet. Delirmek.
  • Çok olmak.
  • Otun uzaması.
Cürûn
  • Bezin eskimesi.
  • Yumuşak olmak.
  • Bir nesne aşınmak.
  • Alışkanlık, itiyat.
Çep Şüden Farsça

  • Solak olmak.
  • Mc: Doğruluktan yüz çevirmek.
Da'cele Gitmekte ve gelmekte tereddütlü olmak.
Da's
  • Titremek.
  • Zayıf olmak, zayıflamak.
Dabrak Şişman ve etli olmak.
Dabs
  • Ahlâkı kötü ve korkak olmak.
  • Anlaması, idrâki az olmak.
Dabs Mesrur ve mütekebbir olmak. Sevinçli ve kibirli olma hâli.
Dacir
  • Gamkin ve gönlü dar kimse.
  • Bağırgan dişi deve.
  • Kederlenmek, hüzünlenmek muztarib olmak.
Daele (duule)
  • Zayıf ve ince olmak.
  • Hor ve zayıf olmak.
Dafate
  • Ayağa giydikleri bir cins pabuç.
  • Kişinin aklı ve reyi zayıf olmak.
  • Bir oyun çeşidi.
Dafv
  • Tamam olmak.
  • Malın çok olması.
Dags
  • (C.: Adgas) Rüyâ karışıklığı.
  • Karışık olmak.
Dagve (C.: Degavât-Degayât) Huyu yaramaz olmak, hulku çirkin olmak.
Dahl Bir nesne az olmak.
Dahv Zâhir olmak, görünmek.
Dalalet
  • İman ve İslâmiyetten ayrılmak. Azmak. Hak ve hakikatten, İslâmiyet yolundan sapmak. Allah'a isyankâr olmak.
  • Şaşkınlık. (...Nevâfil kısmında, emr-i istihbabî ile yine ehl-i iman mükelleftir. Fakat, terkinde azab ve ikab yoktur. Fiilinde ve ittibaında azîm sevaplar var; ve tağyir ve tebdili, bid'a ve dalâlettir ve büyük hatadır... Sünnete ittiba etmiyen, tenbellik eder ise, hasaret-i azîme; ehemmiyetsiz görür ise, cinayet-i azîme; tekzibini işmam eden tenkid ise, dalâlet-i azîmedir. L.)
Dâll-i Bi-l Fehvâ (Dâllibilfehvâ) Fık: Söylenen sözün veya ifâdelerin hülâsasından çıkan mânaya göre delil ve işaret olmak.
Dall-i Bi-l İşare (Dâllibilişâre) Sözdeki mânanın işâretine göre delil olmak.Üç nevi delâletten biri ile sevkedildiği mânanın gayrisine yâni; söylenince maksud-u asli olmayan bir mânaya delâlet eden lâfızdır. Meselâ: "Cenab-ı Hak bey'i helâl, ribâyı haram kılmıştır." ibâresi, bey', yani alış-veriş ile ribâ (fâiz) arasında fark bulunduğunu beyan için sevk olunmuştur. Bundan asıl murad budur. O hâlde bu ibâre meşru alışverişle faiz arasında fark bulunduğuna "delâlet-i mutabıkıyye" ile delâlet ettiği gibi, bey'in helâl, fâizin haram olduğuna da yine "delâlet-i mutabıkıyye" ile "bi-l işâre" delâlet etmiş olur. Yine bunun gibi bir malın abde verilmesini veya verilmemesini isteyen bir kimseye karşı "Bu malı hiç bir şahsa vermem" sözü bu malın abde verilmeyeceğine "delalet-i tazammuniye ile" "bi-l işare" delâlet eder.) "Evlâdın nafakaları mevludün leh üzerinedir" ibâresi de çocukların neseblerinin, babalarından sâbit olacağına delâlet-i iltizâmiye ile bil-işâre delâlet eder. Çünkü, babanın mevlüdün leh olması, nesebin kendisinden sübutunu müstelzimdir." (İst. Fık. K.)
Dalliyet Delil oluş. İsbata vâsıta olmak.
Dam'
  • (C.: Dümu-Edmu) Helâk olmak.
  • Göz yaşı.
Danu' Evlâdı çok olmak.
Dar'
  • (C.: Durâ-Duru) Davar emziği.DAR': Men'etmek, engel olmak.
  • Ansızın haberli olmak.
  • Eğrilik.
Daraa
  • Tevazu etmek, alçak gönüllü olmak.
  • Emre uymak, muti olmak.
  • Zayıf ve zelil olmak.
Darbeha
  • Başını aşağı eğmek.
  • Muti olmak, itaat etmek, söz dinlemek.
Dart
  • Yellenmek.
  • Tez olmak.
Sayfalar [ 6 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2017 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme