ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"en güzel" deyimiyle ilgili toplam 660 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
Gülru(y) Farsça

Yüzü gül gibi güzel ve kızıl renkli olan. Al yanaklı.
Gülruh (Gül-ruhsar) f. Güzel yanaklı güzel, yanakları pembe olan güzel.
Ha(y) Farsça

  • Çiğneyen mânasına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Şeker-hâ $: Şeker çiğneyen.
  • Mc: Tatlı sözlü, güzel ve dokunmaz sözler söyleyen.
Habbeza "Ne güzel, ne sevimli, ne hoş" mânâsında bir takdir edatıdır.
Habeşî
  • Habeş memleketi ahalisinden olan. Habeş'e mensub ve müteallik olan.
  • Koyu esmer renkli adam.
  • Hat, tezhib, minyatür gibi güzel san'atlarda kullanılan bir cins kâğıt.
Habîke
  • (C.: Habâik) Kehkeşan, samanyolu.
  • Çizgi.
  • (C.: Hubük) Dikkat ve itina ile, sağlam ve san'atlı dokunmuş, yol yol hâreli güzel kumaş.
Habrence
  • Güzel yemek.
  • Yumuşak.
Hafender Malını güzel tedbirlerle çoğaltan mal sahibi.
Halakat
  • Halukluk, güzel ahlâklılık, iyi huyluluk.
  • Düzlük, dümdüzlük.
Haluk İyi huylu. Güzel ahlâklı. İslâma yakışır ahlâkta olan. İnsâniyyetli.
Hanve Güzel kokulu bir ot.
Har'abe
  • İnce kemikli, genç ve güzel kadın.
  • Uzun.
  • Yeşil üzüm çubuğu.
Harf-i Âb-dâr Güzel ve mânidar söz.
Harfece Güzel gıda.
Hasan Güzel. (Bak: Hasen)
Hasan İyilik. Güzel muamelede bulunmak.
Hasen
  • Güzel. Hüsünlü. Güzellik.
  • Güzel olmak.
Hasen-ül Hulk Huyu ve tabiatı güzel.
Hasen-üs Savt Güzel sesli.
Haslet-i Cemile Güzel ve iyi huy.
Haslet-i Hamide Medih ve senâ edilmeğe, övülmeğe lâyık olan güzel ahlâk ve haslet.
Haslet-i Hamrâ Hamiyet, gayret veya mahcubiyetten gelen ve yüz kızarması suretinde görünen güzel haslet.
Hasna Güzel kadın. Hüsün ve cemal sâhibesi.
Hasnâ-yı Hüsnâ Hem güzel ve hem de namuslu olan kadın.
Hâss-ül Hâss En güzel, en has.
Haşr
  • (Haşir) Toplanmak, bir yere birikmek.
  • Toplama, cem'etmek.
  • Kıyametten sonra bütün insanların bir yere toplanmaları. Allahın, ölüleri diriltip mahşere çıkarması. Kıyamet.
  • Bir tohumun içinden büyük ağaçlar çıktığı gibi, her bir insanın acb-üz zeneb denilen bir nevi çekirdeğinden diriltilerek bütün insanların Haşir Meydanında toplanmaları. (Bak: Acb-üz Zeneb) (Surenin başında, küffar, Haşri inkâr ettiklerinden Kur'ân onları Haşrin kabulüne mecbur etmek için şöylece bast-ı mukaddemât eder; der: "Ayâ, üstünüzdeki semâya bakmıyor musunuz ki: Biz ne keyfiyyette, ne kadar muntazam, muhteşem bir surette bina etmişiz. Hem görmüyor musunuz ki; nasıl yıldızlarla, Ay ve Güneş ile tezyin etmişiz, hiç bir kusur ve noksaniyet bırakmamışız. Hem görmüyor musunuz ki; zemini size ne keyfiyyette sermişiz, ne kadar hikmetle tefriş etmişiz. O yerde dağları tesbit etmişiz, denizin istilâsından muhafaza etmişiz. Hem görmüyor musunuz o yerde ne kadar güzel, rengâ-renk her bir cinsten çift hadrevâtı, nebâtâtı halkettik. Yerin her tarafını o güzellerle güzelleştirdik. Hem görmüyor musunuz, ne keyfiyyette sema cânibinden bereketli bir suyu gönderiyoruz. O su ile bağ ve bostanları, hububatı, yüksek leziz meyveli hurma gibi ağaçları halkedip ibâdıma rızkı onunla gönderiyorum, yetiştiriyorum. Hem görmüyor musunuz, o su ile, ölmüş memleketi ihya ediyorum. Binler dünyevî haşirleri icad ediyorum. Nasıl bu nebâtatı, kudretimle bu ölmüş memleketten çıkarıyorum; sizin haşirdeki hurucunuz da böyledir. Kıyamette arz ölüp, siz sağ olarak çıkacaksınız." İşte şu âyetin isbat-ı haşirde gösterdiği cezalet-i beyaniye-ki, binden birisine ancak işaret edebildik - nerede, insanların bir dâva için serdettikleri kelimat nerede? S.) (Bak: Hudus)
Hatib
  • Hitâbeden. Söz söyleyen. Cemaate, topluluğa karşı güzel söz söyleyen kimse.
  • Câmi'de müslümanlara dini nasihatlar ve güzel sözlerle hitâbeden vazifeli zat.
Hatîb Mânalı ve fâideli, güzel söz söyleyen. Güzel, düzgün konuşan.
Hatibane Farsça

Hatibcesine. Güzel ve akıcı söz söyleyenlere yakışırcasına. Nutuk atarcasına.
Hattat Çok güzel yazı yazan san'atkâr.
Sayfalar [ 8 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2018 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme