ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"en güzel" deyimiyle ilgili toplam 660 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
Bilbedahe Açıktan. Aşikâr olarak. Meydanda olarak. Besbelli. (...Hem şu âlemin Sâni-i Zülcelal'i bütün güzel masnuatiyle kendini zişuur olanlara tanıttırması ve kıymetli nimetler ile kendini onlara sevdirmesi bizzarure onun mukabilinde, zişuur olanlara marziyatı ve arzu-yu İlâhiyelerini bir elçi vasıtasiyle bildirmesini istemesine mukabil; en âlâ ve ekmel bir surette, Kur'an vasıtasıyla o marziyat ve arzuları beyan eden ve getiren yine bilbedahe O Zât'tır. M.)
Bişir Talâkat, güzel yüzlülük.
Butha İyi huy, güzel haslet. Müsbet alışkanlık.
Bûya Güzel kokulu.
Bühlul Güzel yüzlü.
Bülbül (C: Belâbil) Andelib. Güzel öten bir nevi kuş.
Cadu Farsça

  • Büyücü, cadı.
  • Hortlak, gulyabani.
  • Acuze, çirkin kocakarı.
  • Çok güzel söz.
Cami
  • İslâm mâbedi. İbadet yeri olan bina.
  • Cem'edici, toplayıcı, içine alan.
  • Cem'etmiş, toplamış bulunan, hâvi ve muhit olan.
  • Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâm bütün evvel ve âhir güzel isim ve ahlâkı kendisinde cem'ettiğinden dolayı ona verilen bir isimdir.
  • Ehl-i Hadis ıstılahınca da; Buhâri Hadis kitabları gibi, babların sekizini birden cem' eden büyük hadis kitablarına da Câmi denir veya Sünen ismi verilir.
Cami-ül Mehasin Güzel vasıfları huyları kendinde toplamış bulunan.
Can-sitan Farsça

Can çıkarıcı, ruh alıcı. İnsana bela olan. Güzel.
Canan Farsça

  • Sevgili, güzel, sâhib-i cemâl.
  • Canlar, ruhlar.
Cehir
  • (Cehr. den) (C.: Cüherâ) Yüksek sesle, bağırarak ve açık olarak söylenen.
  • Güzel, dikkate değer.
Cemil
  • Güzel.
  • Cenab-ı Hakk'ın isimlerinden biri.
Cemil-i Ale-l Itlak (Cemil-i alelıtlak) Her cihetle çok güzel ve mükemmel.
Cemilekâr Farsça

İyilik sever, güzel ahlâk ve huy sâhibi olan.
Ceyyid İyi, güzel, hoş. Saf.
Cezl
  • Kalın odun. Tomruk.
  • Sağlam. Metin.
  • Güzel ve muhkem fikir.
  • Rekik olmayıp doğru ve dürüst olan söz veya kelime.
  • Kâmil, dirayet sahibi, akıllı ve olgun adam.
Cid Gerdan. Süslemeye lâyık boyun. Güzel boyun.
Çak Farsça

İyi, güzel, sıhhatli, şişman.
Çavele Farsça

  • Güzel renkli bir cins gül.
  • Eğri büğrü, yamuk.
Çeşm-i Hoş-nigâh Güzel bakışlı göz.
Çirkin Farsça

  • Güzel olmıyan.
  • Çok kirli.
  • Kanlı, irinli çıban veya yara.
Da'da' "Güzel dur" mânasına gelir ve düşecek ve dayanacak yerde söylenir.
Da'daa
  • Koyunu ve keçiyi çıkarıp sürmek.
  • Sallamak.
  • Bir kimseye "güzel dur" demek.
  • Miktarı çok olsun diye depretip çevirmek ve doldurmak.
Darül Hikmetil İslamiye (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes'elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi'nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi bir metodla yerine getirmek için her türlü neşriyat ve beyannameleri ele almakta ve halkımızı dahilî ve haricî tehlikelere karşı tenvir etmekteydi. Ecnebilerin sordukları suallere, komisyonlarda görüşülmek suretiyle resmen cevap verildiği gibi; müracaat eden her müslümana da gerekli cevap veriliyordu.Osmanlı İmparatorluğu'nun karışık ve Avrupa hayranlığının devlet müesseselerinin her kademesinde revaçta olduğu bir zamada, ahlâk ve imanı elde tutmak, bu teşkilâtın en başta gelen vazifelerinden biri idi.Matbuatta İslâma yapılan hücumlara ve İslâmı, hurafeler dini gibi göstermeğe çalışan yazarlara gerekli cevaplar veriliyor ve cezalandırılmaları için de Dahiliye Nezareti'ne resmen müracaat ediliyordu.Bu teşkilâta tâyin olunan azalar azil, tâyin, istifâ ve vefatlarla 28 kadardır. Aslında, dokuz aza, bir reisten teşekkül ediyordu. Bu zâtların tâyinleri gelişi güzel olmadığı gibi, bu teşkilâtın içinde mevcut bulunan üç komisyondan birine (fıkıh, kelâm ve ahlâk) girebilecek ilmî kariyere (meslek) sahip olmaları icab ediyordu.Bu müesseseye "İslâm Akademisi" veya "Yüksek İslâm Şurası" da diyebiliriz. Kuruluşu ile son derece faydalı ve o nisbette hizmetleri olmuş bir teşkilâttır. Fakat kuruluş tarihi olan 1918'den 1922'ye kadar devam etmekle, ancak dört senelik bir faaliyeti olmuştur.
Deh Farsça

  • İyi hoş. Lâtif, güzel.
  • Tabur.
  • Saf.
Deha Çok akıllılık. Zekiliğin ve anlayışlılığın son derecesi. İleri görüşlülük, geniş ve çok güzel fikir sâhibi olmak.
Dehmeka
  • Yumuşak ve güzel yemek.
  • Her nesnenin yumuşağı.
Delal Cilve, naz, işve. İnsana güzel ve sevimli görünecek hâl, durum.
Dell (dilâl)
  • Naz.
  • Hey'et.
  • Güzel ahlâk.
Sayfalar [ 4 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2018 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme