ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"bi" deyimiyle ilgili toplam 1829 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
Bi'set-i Nebeviye Allah tarafından Peygamberin gönderilmesi.
Bia (C: Biyâ) Kilise.
Bias Deprenmek, ıztırab.
Biat
  • Bağlılığını, itimadını bildirmek. Birisinin hakemliğini veya hükümdarlığını kabul etmek. El tutarak bağlılığını alenen izhar etmek. Bağlılığını tazelemek.
  • Rey vermek.
Biat-ı Rıdvan Kur'an-ı Kerim'in 48. Sûresi olan Fetih Sûresinde zikri geçen, Hz. Peygamber'e (A.S.M.) bağlılıklarını bildiren sahabelerin biatlarıdır. 1400 veya daha fazla olduğu bildirilir. Bu cemaata Ashab-ı Rıdvan da denir. (R.A.)
Biberon Farsça

Emzik.
Bibi Hala, babanın kızkardeşi.
Bibliyograf Yunanca

Kitaplar üzerinde geniş bilgisi olan kişi.
Bibliyografya Yunanca

Kitaplar hakkında bilgi. Belirli mevzular üzerindeki neşriyatın tamamı.
Biblo Farsça

Salonlarda, masaların ve rafların üzerine süs için konan vazo gibi küçük eşya.
Bicad
  • Hz. Abdullah'ın lâkabı.
  • Çizgili olarak yol yol dokunmuş aba, kilim, halı.
Bicad Farsça

  • Yakuttan daha az değerli kırmızı bir taş.
  • Kırmızı dudak.
Bicade Alaca boncuk.
Bical Büyük gövdeli şey. Azîm. Cesîm.
Bicişk Farsça

  • Bilgin, hakîm.
  • Serçe kuşu.
Bicrit Temiz, hâlis şey.
Bicu (Custen: Aramak) mastarının emir köküne "bi" eklenerek yapılmıştır. Ara, bul mânasında emirdir.
Bicû (Custen: Aramak) mastarının emir köküne "bi" eklenerek yapılmıştır. Ara, bul meâlinde emirdir.
Biçişk Farsça

Doktor, hekim.
Biçiz Farsça

Pek küçük ve değersiz şey.
Biçrek Farsça

Kandırılıp aldatılarak kendisiyle daima alay edilen kimse.
Bid Yok olma.
Bid Farsça

Söğüt ağacı.
Bid'
  • Birden dokuza kadar veya üçten ona; yahut da onikiden yirmiye kadar olan sayılar. Birkaç.
  • Gecenin bir kısmı.
Bid'
  • İlim, şecaat ve şerafette kâmil ve yegâne.
  • Yeni.
Bid'at
  • (Bid'a) Sonradan çıkarılan âdetler.
  • Fık: Dinin aslında olmadığı hâlde, din namına sonradan çıkmış olan adetler. Meselâ: Giyim ve kıyafetlerde, cemiyet (toplum) hayatındaki ilişkilerde, terbiye ve ahlâk kurallarında, ibadet hayatında yani dinin hükmettiği her sahada, dine uygun olmayan şekiller, tarzlar, kurallar, âdet ve alışkanlıklardır ki, insanı sapıklığa götürür. Din âlimleri tarafından din namına beğenilen ve dinle ilgili yeni icad ve hükümlere bid'a-yı hasene; beğenilmeyip tasvib görmeyenlere de bid'a-yı seyyie denilmektedir. (Bak: Sünnet, Fitne) (Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş:
Bid'at-üz Zaman Zamanın bid'ası. Yeni çıkan harikulâde şey. Zamanın acib ve garibi.
Bid'iyyat (Bid'a. C.) Bid'alar. (Bak: Bid'a)
Bida' (Bid'at. C.) Bid'atlar. Sonradan meydana çıkan şeyler. (Bak: Bid'at)
Bidaa
  • (Bidâat) Sermaye, ana para.
  • Tahsil olunmuş ilim.
Sayfalar [ 9 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2018 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme