ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"bi" deyimiyle ilgili toplam 1829 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
Bî-sâman Farsça

Sermayesiz, parasız.
Bî-sebeb Farsça

Sebepsiz, boşuna, yok yere.
Bî-ser Farsça

Başsız.
Bî-ser Ü Pâ Sefil ve perişan.
Bî-sud Farsça

Faydasız, boş, neticesiz.
Bî-sükûn Farsça

Sükûn bulmaz, durmaz, hareketli.
Bi-şek Farsça

Şüphesiz, şeksiz.
Bi-şerm Farsça

Utanmaz.
Bi-şumar Farsça

Sayısız, pek çok.
Bi-t-tafsil Tafsilâtiyle, etrafiyle, uzun uzadıya.
Bi-t-tav' İstek ile, isteyerek.
Bî-tab Yorgun, takatsiz, güçsüz.
Bî-tabî Farsça

Halsizlik, tâkatsizlik, bîtablık.
Bî-tail Farsça

Menfaatsiz, faydasız. İşe yaramaz, boşuna.
Bî-taraf Tarafsız. Hiç bir tarafı tutmayan. (Ehl-i ilhad ile ve bilhassa Avrupa mukallitleriyle münâzara ile iştigal edenler büyük bir tehlikeye mâruzdurlar. Çünki, nefisleri tezkiyesiz ve emniyetsiz olması ihtimaliyle tedricen hasımlarına mağlup olur ki, bîtarafane muhakeme denilen münsifane münazarada nefs-i emmareye emniyet edilemez. Çünki, insaflı bir münazır, hayalî bir münazara sahasında, arasıra hasmının libasını giyer, ona bir dâva vekili olarak onun lehinde müdafaada bulunur. Bu vaziyetin tekrariyle dimağında bir tenkit lekesinin husule geleceğinden, zarar verir. Lâkin niyeti hâlis olur ve kuvvetine güvenirse, zararı yoktur! Böyle vaziyete düşen bir adamın çare-i necatı, tazarru ve istiğfardır. Bu suretle o lekeyi izale edebilir. M.N.)
Bi-teşvik Kışkırtarak, teşvik ederek.
Bî-vare Farsça

Âciz, fakir, miskin, zavallı, kimsesiz, garib.
Bî-vaye Farsça

Mahrum, nasipsiz.
Bî-vefa Farsça

Vefasız, dönek.
Bî-vukuf Vukufsuz, bîhaber, malûmatsız, habersiz.
Bi-z-zarure Zarûri olarak, ister istemez.
Bi-z-zat Kendisi, aslında. Kendi zatı ile. Binefsihi.
Bî-zar Farsça

  • Bıkmış, usanmış, fütur getirmiş.
  • Bezginlik.
Bî-zer Farsça

  • Altınsız.
  • Cimri, hasis, pinti.
Bî-zeval Farsça

Zevâlsiz, sona ermez, bitmez, tükenmez.
Bi'r Kuyu.
Bi'r-i Muattal Suyu kesilmiş kuyu. Susuz kuyu.
Bi'r-i Zemzem Farsça

Zemzem kuyusu.
Bi'se Ne fena, ne kötü, ne çirkin mânâlarına gelir. Ve birleşik kelimeler yapılır.
Bi'set Gönderilme. İnsanları hak ve doğru yola sevk için gönderilen Cenab-ı Peygamberimiz Resül-i Ekrem'in (A.S.M.) nübüvvetinin başlangıç zamanı, nübüvvetinin bidayeti. (Nasârâ ulemâ-yı benâmından İbn-ül Alâ, bi'setten ve Peygamber'i görmeden evvel haber vermiş. Sonra gelmiş. Hz. Peygamber'i (A.S.M.) görmüş, demiş: $ Yani: "Ben senin sıfatını İncil'de gördüm. İman ettim. İbn-i Meryem, İncil'de senin geleceğini müjde etmiş." M.)
Sayfalar [ 8 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2018 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme