ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"bi" deyimiyle ilgili toplam 1829 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
A'bide (Abd. C.) Köleler. Abid.
A'rabî Çölde yaşayan Arab.
A'yan-ı Sâbite Tas: İlm-i İlâhide eşyanın ezelden beri sâbit olan sûret ve hakikatları. Mevcudat-ı ilmiye. (Bak: Adem-i hâricî)
Ab-ı Âbistenî
  • Nebatların beslenip büyümesi için zaruri olan su ve yağmur.
  • Gebeliğe sebep olan su, meni.
Abdurrahman Bin Avf Aşere-i mübeşşereden ve çok fedakar olan Sahabelerdendir. İlk müslüman olan sekiz kişiden birisidir. Bütün ihya-yı din için olan muharebelerde çok fedakârlıkta bulunmuş, birisinde yirmibir yerinden yaralanmıştı. Bir gazada oniki dişini birden kaybetmişti. Medine'ye ve Habeşistan'a hicret edenlerdendi. Çok zengin idi. Bir defa otuz köleyi birden azad etmişti. Hicri 31 tarihinde 71 yaşında vefat etti.
Abî Farsça

  • Ayva.
  • Suda yaşayan ve suda meydana gelen.
  • Çok mâvi.
Abî Kurban payı.
Abî
  • Çekinen.
  • Tiksinen.
  • Sakınan.
  • Nazlanan.
Abid
  • İbadet eden. Zâhid. Çok ibadet eden.
  • Köle.
Abîd Kullar. Köleler.
Abid Farsça

Kıvılcım.
Abidane Farsça

Kul olarak, ibâdet edene yakışır surette.
Abidat-ı İslâmiye İslâm medeniyeti anıtları.
Abide
  • Uzun müddet dillerde destan olup kalan beliye ve dâhiye.
  • Bir milletin târihinde büyük bir değeri hâiz olan vak'a.
  • Fesahat ve belâgatı dolayısıyle benzeri söylenemeyen şiir.
  • Tarihte yüksek ve hâkim bir mevkide olan vak'aları veya büyükleri yaşatmak için yapılan bina.
  • Azametiyle, güzelliğiyle insanı hayrete uğratan mebani. (Süleymaniye ve Ayasofya câmileri gibi.) Uzun müddet yaşıyan edebî, ilmi, sinai eserler.
  • Geçmiş devirlerden kalma tarihi veya bedii kıymeti olan binalar, kaleler ve harabeleri.
  • Dikilmiş sütunlar ve bunların üzerindeki resimler, nakışlar, yazılar.
  • Abidenin arapçadaki manası bizdekinden başkadır: Kendisinden nefretle, haşyetle bahsolunan, uzun müddet dillerde destan olup kalan dâhiye ve beliyyeye denir. (Türk İslâm Ansiklopedisi)
Abide İbâdet eden kadın. (Abide-i zâhide gibi)
Abidevî Abide gibi. Abideyi andıran, âbideye benzeyen şekilde.
Abil
  • Koyun, at ve deve gibi hayvanlara iyi bakan.
  • Çayırda otlayarak suya muhtaç olmayan hayvan.
Abile Farsça

  • Su üzerindeki kabarcık.
  • Sivilce. Çıban.
Abir
  • (Ubur'dan) Bir yerden geçen, giden yolcu. Geçen.
  • Hz. İbrâhimin (A.S.) dedelerinden birisinin adı.
Abis
  • Asık suratlı, ekşi yüzlü kimse.
  • Arslan.
Abis Alaycı, saygısız.
Abis Denizlerdeki dokuzbin metreyi geçen derinlikler.
Abîse (C: Abayis) Tarhana.
Abist Farsça

Gebe, hâmile.
Abisten Farsça

  • Gizli, gizleme.
  • Gebe.
  • Dişilik.
Abistenî Farsça

Hâmilelik, gebelik.
Abişhor Farsça

  • Hayvan sulama yeri.
  • İçme kabı.
  • Dinlenmek için kısa bir duraklama, teneffüs.
  • Günlük yiyecek.
Abiştgâh Farsça

Gizlenecek yer, gizli yer.
Abiy Kısmet, nasib,
Abiye Örtü ile yüzünü örten, utangaç kız veya kadın.
Sayfalar [ 1 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2018 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme