ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"ba" deyimiyle ilgili toplam 2549 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
Bad-süvar Farsça

  • Koşu atı, hızlı yürüyen at.
  • Hızlı giden atlı.
Bad-zehr Farsça

Panzehir.
Bad-zen Farsça

Yelpâze.
Bad'
  • Kesmek. Yarmak.
  • Suya kanmak.
Bad'a (C.: Bida') Et parçası.
Badam Farsça

Badem.
Badame Farsça

  • İpek kurdu.
  • Zincir halkası.
  • Et beni.
  • Nazarlık.
  • Süslü şey.
  • Eski hırka.
Badaş Farsça

Mükâfat.
Badd
  • Az az akmak.
  • Nazik deri.
Bâde Farsça

Şarap, içki. Kadeh.
Bâde-i İkbal İkbal şarabı. Yüksek mevkide bulunmanın verdiği geçici neşe ve keyif.
Bâdekeş İçki içen.
Bademcik Tıb: Boğazın iki tarafında, badem biçimindeki bezler.
Baden Semiz, iri gövdeli kimse.
Bâdî
  • Rüzgâra ait.
  • Muvakkat. Geçici.
Badi Farsça

  • Geçici.
  • Havaya veya rüzgâra âit.
Badi
  • Sebeb. İllet. Mûcib. Vesile.
  • Zâhir ve âşikâr olan.
  • Halkeden. Hâlık. Yaratan.
Badi'
  • Deniz içinde olan ada.
  • Et.
  • Deri.
Badia Derisini ve etini yarıp kanatmış olan, fakat kanı çıkmayıp akmayan baş yarası.
Badih
  • (Bâdihe) Beklenmedik ziyaret.
  • Erkek ziyaretçi.
  • Birden bire gelen ilham.
  • Ansızın, âniden.
Badile (C.: Bâdil) Koltukla meme arasında olan et.
Badin Şişman, bedeni büyük, iri vücutlu.
Badinc Farsça

Hindistan cevizi.
Badincan Farsça

Patlıcan.
Badir
  • Hemen yapmak isteyen.
  • Birdenbire vuku bulan.
  • Dolunay.
  • Büyümüş (çocuk).
  • Olgun (meyva).
Badire
  • Birdenbire meydana gelen hâl. Felâket. Musibet.
  • Kabahat.
  • Birden, zahmetsizce söylenen söz.
  • Kılıcın, namlunun veya her çeşit nebatın ucu.
  • Zor geçit.
Bâdiye Farsça

  • Kır. Ova.
  • Sahrâ. Çöl.
Bâdiyet-üş-şam Farsça

Rat ve Dicle nehirlerinin birleşip denize döküldükleri yerden, batıya doğru uzanan çöl.
Badk Tükürmek.
Bâf Farsça

Dokuyan, dokuyucu mânâsına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ:
Sayfalar [ 9 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2018 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme