ana sayfa iletişim
57.000 kelime ile internet'in en kapsamlı Osmanlıca - Türkçe Sözlüğü
Osmanlı'da kullanılan ölçü birimlerini, günümüz ölçülerine dönüştürebilirsiniz!
- Yardımcı Klavye -
Arama şekli:
Arama sonuçları:
"ba" deyimiyle ilgili toplam 2549 kelime bulundu, fakat sonuçlar 300 adet ile sınırlandırıldı.
Daha kesin sonuçlar için aranacak kelime(leri)nizi gözden geçirin.
Aktab-ı Erbaa Ehl-i sünnet âlimleri ve mütebahhir ve maneviyatta çok ileri zatlar tarafından şimdiye kadar dört büyük kutup olarak bilinen veliler. (Seyyid Abdulkadir-i Geylâni, Seyyid Ahmed-i Bedevi, Seyyid Ahmed-i Rufâi, Seyyid İbrahim Desuki.)
Âl-i Abâ Hz. Peygamberin (A.S.M.) kendisi ile beraber, kızı Hz. Fâtıma Validemiz, damadı Hz. Ali ve torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'den (R.A.) müteşekkil hey'et. "Hamse-i âl-i abâ" da denir. Hz. Peygamber'in (A.S.M.) giydiği abâsını mezkur sahabe-i güzin hazeratının üzerine örterek hususi dua ettiğinden bu isimle anılmaları meşhurdur. (Bediüzzaman Hazretlerinin "Lem'alar" adlı eserinin Ondördüncü Lem'asında bu meseleye dair izahat vardır.)
Âl-i Aba (Bak: Âl)
Âl-i Abbas Emevilerden sonra 749 senesinden 1258 senesine kadar süren Abbasi hükümdar ailesi.
Alabalık Akıntısı sert olan soğuk ve tatlı sularda bulunan bir cins leziz balık.
Alabanda
  • İtl. Gemilerde dümeni tam sancağa veya iskeleye kırma, yahut geminin bir tarafındaki toplara ateş etme kumandası.
  • Mc: Şiddetle kınama ve azarlama.
Alaca Bayrak Tar: Ondördüncü Yeniçeri Bölüğüne verilen ad.
Alâkabahş Farsça

İlgi uyandıran. Alâka uyandıran.
Âlât-ı Basariye Gözle alâkalı gözlük, dürbün gibi optik âletler.
Albastı Ateşli bir lohusalık hastalığı, lohusa humması.
Albatr Farsça

Yumuşak ve beyaz bir çeşit mermer, kaymak taşı.
Albay Yarbay ile tuğgeneral arasındaki askeri rütbede olan üstsubay.
Ale-s-sabah Erkenden, sabahın ilk saatlerinde.
Alebat Yemek kapları, çanaklar.
Âlem-i Esbab Sebepler âlemi. Her şeyin bir sebebe dayanarak olduğu âlem. Bu dünya.
Âlem-i Sabavet Çocukluk dünyası.
Âli Baht Farsça

Talihli, şanslı, bahtlı.
Âlî-tebar Farsça

Sülâlesi temiz ve soyu yüce olan.
Alu-bâlu Farsça

Vişne.
Ambalaj Farsça

Eşyayı taşınabilir bir hale koymak için sarma veya sandığa yerleştirme işi.
Ambargo Bir para veya malın kullanılması veya başka bir yere götürülmesi ya da bir geminin bulunduğu limandan ayrılması yasağı.
Anâsır-ı Erbaa Dört unsur: Toprak, hava, su, nur (veya ateş).
Anber-bar Farsça

Güzel kokulu. Anber kokulu.
Andelibân Farsça

Andelibler, bülbüller.
Aneban Erkek geyik.
Anka-meşrebane Anka meşrebi halinde, kanaat sahibi. Eski edebiyatta kanaat sahiplerine kinaye olarak söylenir.
Ârâm-bahş Farsça

Dinlendirici, dinlendiren, ârâm veren.
Arâm-rüba Farsça

Sıkıntı veren, istirahatı bozan, rahatı kaçıran.
Arâzi-i Mübâreke Mübarek yer olan Hicaz.
Arusân-ı Bâğ Tarla çiçekleri.
Sayfalar [ 3 / 10 ]: << ilk sayfa | < önceki sayfa [ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ] sonraki sayfa > | son sayfa >>
osmanlicaturkce.com - © 2007-2018 - iletişim
osmanlıca türkçe eski dil arapça online sözlük sözlüğü çeviri lugat tercüme kelimesinin anlamı ölçüler birimleri uzunluk alan ağırlık ölçüsü dönüştürücü dönüştürme